|
ELİF'İN HAMİLELİK ÖYKÜSÜ (6 AYLIK)
...henüz tamamlanmamış bir hamilelik öyküsü…
Nihayet ben de bir bebek bekliyorum! Ece bebek şu anda karnımda 6
aylık.
Evlilik
16 Ocak 2005’te evlendim ben Ali Galip’le. Hayatımdaki her karar
gibi evlilik kararı da ani alındığı gibi, hazırlıklar da kısa sürdü.
Apar topar söz, nişan ve düğün merasimleri ertesinde Slovakya’ya
yerleştik-planlandığı üzere...
Rüya gibi bir dönemdi! Çalışmıyordum; her haftasonu başka ülkelere
seyahat ediyorduk. Cumartesi Viyana, Pazar Prag, ertesi haftasonu
Budapeşte, bir sonraki haftasonu Karlovy Vary...Paskalya’da
Venedik... bu liste uzadı gittii... Ta ki benim canım sıkılana
kadar!
İlk hamilelik
Çalışmak istedim ve uzunca bir evrak trafiğinden sonra işe başladım.
Bu arada bebek bekliyorken iş hayatımın ilk gününde tatsız bir
kazayla karşılaştım. Çocuğu kaybettik... o kadar istememiştim ki tam
o dönemde bir çocuğum olmasını, kendimi bu neticeyi hak ettiğime
inandırmıştım. Düşüncemin yanlışlığını anlamam 1 seneden fazla
zamanımı alacaktı... hele şimdi!! En azından 1 sene boyunca
annelerin torun baskısı ertelenmişti..ama zor günlerdi!!
İkinci hamilelik
Kazadan 2 sene sonra tam da aynı tarihte tekrar hamileydim..hem de
aynı aynı aynı tarihte! 2 sene boyunca ‘asla çocuk
düşünmüyorum, düşünemiyorum, nasıl yaparım’ diyen ben, yine apar
topar bir çocuk yapma kararı içinde bulmuştum kendimi.. ertesi ay
herkes dalga geçiyordu benimle, hamileyim dediğimde...Hamileydim
biliyordum. İlk fırsatta test yaptırdığımda dalga geçen ben
olmuştum...sonuç pozitifti! Karar verdiğim anda bebek bekliyordum ki
buna sevinmeliydim... Olcay’ın tavsiyesi üzerine İstanbul’daki
doktorum olacak Lem’i Bey ile tanışıldı, ve hamilelik takibimiz de
başladı.
Ben hamileymişim...şaka
gibi!
Hamilelik ilk trimester - BEBEK
İlk muayene günüm çok heyecanlıydı, eşim seyahatte olduğu için
katılamadı. Anneciğim ve ben bebeğin kalp atışlarını duyunca öyle
heyecanlanmıştık ki, ben ağlamamak için çok zor tuttum kendimi.
İlk trimester ilk bebeğe duyulan özlemle geçti...Ağlamak için
bulduğum bahane kaybettiğim bebeğim oldu duygusal durumuma! Her gece
ağladım, eşim de her gece teselli etti. Gözümün feri kaçtı kaygıdan,
şaşkınlıktan! Sürekli kâbus görüyordum. Daha sonraki muayenelerde
bebeğin büyümesini izledikçe olumsuz düşüncelerden uzaklaşmayı
başardım.
En kolay dönemimi yaşıyormuşum meğer! Bulantı yok, tuhaf hisler yok,
aşerme yok, baş dönmesi yok, dahası bende hiç naz yok! Öyle geçti 3
ayımız… biraz stresli bir bekleyişten sonra 3 ayı ve doğal
seleksiyondan kaynaklanan düşük riskini atlattığımızda ben de derin
bir soluk aldım. Ne de olsa önemli bir sınavdan başarıyla geçmiş
gibiydik bebeğim ve ben. Son zamanlarda en büyük derdim, bebeğimin
cinsiyetini öğrenme tutkusu oldu. Gönlüm kız bebek istese de erkek
olursa diye de kendimi erkek bebek için keyifli hikayelere de
hazırlamıyor değildim.
En çok ağrıma giden konu da bebeğin boyutlarıydı. İçimde kocaman bir
dünya olduğunu hissederken milimetrelerle ölçülmesinden pek de
hoşlanmıyordum.
Bu döneme damgasını vuran gıda maddesi LİMON oldu. Her
yemekte ve her durumda limonla beslendim… tabii ekşi aşkım da türlü
yorumlara, bebek cinsiyeti tahminlerine sebep olmadı değil…
Hamileler bilir, Mustela diye bir markayla tanıştım…hamile kremi!
Gün be gün başka bir insan oluyorum, başka kıyafetler giyiyorum,
başka kremler kullanıyorum, başka yemekler yiyorum (sadece
sağlıklı), başka içecekler içiyorum…herşey ama herşey
değişiyor…meğer aslında ne kadar özgürmüşüm! 9 koca ay böyle geçer
mi!! Hem de öyle bir zevkle geçer ki dünya umrumda olmaz
J
Gözleri dedelerden birine benzese istiyorum, öyle çok şey istiyorum
ki bebekle ilgili!
İlk trimester’ın son haftasına ultrason görüntüsüyle vurdu
damgasını! Bir takla attı ki bana da çığlık attırdı keyiften… pek bi
neşelendim doğrusu.. Hareketli bir bebek! Cinsiyeti de 60%
olasılıkla anneanne ve babaanne isteği üzerine öğrendik- yoksa ben
100% olana kadar bilmeme taraftarıydım. Kız gibi bakalım… henüz
alıştırmıyorum kendimi… ama içten içe de doğrulanmasını umuyorum.
İnternette gerçek doğum videoları izledim, biraz şokta ve
korkudayım!!!!!
KIZ !!Neyse
kızım olacakmış !! Öyle bir sevindim ki bir oh çekmişim! Sonra da
utandım kendimden-sanki erkek olsa ne olacak diye… pek mutluyum,
kızım olacak benim. Babasının şımarık kızı olacak.
|

|
Hey isim de tamam:

|
Hamilelik ikinci trimester - ECE
İkinci trimester fiziksel olarak zorlandığım bir dönem oldu. Bel
ağrıları, sırt ağrıları, sakıncalı dönemler derken kendimi yatakta
buldum. Çalışmayı hala bırakmış değilim, full-time home-office
çalışıyorum. Hamile değilmişim gibi yaşamaya son verdim- eh aslında
buna mecbur kaldım !!
Baş dönmeleri ilk başladığında telaşlanıp internette surf yaptık
saatlerce… şimdi gündelik hayatımın bir parçası… normaldir deyip
geçiyorum J
Çok sinirliyim!
Bu dönem sinirsel durumumu da çok etkiledi. Sürekli sinirliyim, bana
kimsenin karşı gelmesine tahammülüm yok! Sonradan üzülsem de o anda
anlamıyor ve avaz avaza bağırıyorum bütün sevdiklerime.. En çok da
anneme, babama ve kocama… Hiç biri de karşı taarruza geçmiyor, üçü
de öyle anlayışlı ki..sanki o hamiledir ne yapsa yeridir gibi… Ne
olursa olsun, sinirliyim çok sinirli… Sonra da sakinleşip kızımla
konuşuyorum, sen korkma senin anne deli diye
J
Koca gelince sinirler yatışıyor, neyseki bu ara çok sabırlı
J
Sıklıkla nefes alamıyorum, yetmiyor..oksijene doyamıyorum, bu da
beni çok zorluyor. Unutkanlık had safhada, biraz da yorgunluk. Öyle
çok hata yapıyorum ki.. Aklım sadece tek bir şeye çalışıyor!!
Bebeğim! Ama çok çok çok düşünüyorum, ve bu durumdan da yoruluyorum.
Kendimi aşırı şişman buluyorum..akabinde birisi çıkıp da bana ‘kilo
almamışsın ne güzel’ dedi mi de adamakıllı şaşırıyorum. Sık sık
karnımı açıp aynada kendimi seyrediyorum. Karnımı kapalı sevmiyorum,
hep açık dursun, Ece de yanımızdaymış gibi olsun istiyorum.
Alışveriş tamam!
Mobilyalar, kıyafetler, bebek süsleri ve tüm alışveriş listesi
tamam, birkaç parça birşey kaldı alınacak. İşte ben
buyum..sabırsız... umarım Ece bana benzemez de vakitlice ve
sağlıklıca gelir yanımıza...bir heyecanla bekliyorum ki!!

ESMOŞ doğdu
16. haftamızda kuzeni dünyaya geldi..işte o zaman ne beklediğimizi
anladık. Herşeye değermiş, yeğenim dünyanın en tatlı şeyi...O melek
doğumhaneden bir geldi biz çığlık çığlığa...İnanılmaz bir andı
inanılmaz!
GRİP OLDUM!!!
Bir de grip oldum bu dönemde..çok zorlandım, ama geçip gidiyor
işte...Annemin muhteşem kocakarı ilaçlarıyla hemencecik de iyileştim
bir hap bile almadan! İyi bakıldım doğrusu ama artık daha dikkatli
olmaya karar verdim
Tekmeler
Son ayda tekmeler başladı, kıyamet kopuyor içimde...uyutmuyor
beni..bu günlerin geleceğini bildiğim halde, her bir gelişmede çok
heyecanlanıyorum. Tansiyon düşüklüğünden devrildiğim günler de oldu,
kendimi iyi hissedip sokağa fırladığım ve faturasını sonradan
ödediğim günler de...Ancak genel itibariyle bu zor dönem, son
haftalarda yatağa yatırdı beni maalesef.
Babamda kalıyorum
Ecoş’un babası sıklıkla seyahat ediyor bu aralar, ben de benim
babama gidiyorum. Annem Esmoş’da hep...
Ben bu hamileliği çok sevdim, gün gelir..asla iki çocuk olmaz diyen
ben ikinci çocuğu da düşünebilirim..tabii babası da isterse..Kısmet
bakalım...Ecoş ikinci trimester son haftasında da muhteşem bir video
görüntüsü ve fotoğraf bıraktı ardında. Turuncu-siyah, anlamsız bir
fotoğrafa bakıp heyecanlanıyorum köfte dudaklı olacak, babasına
benzeyecek kızım diye. Canım kızım! Esas zor olacağını düşündüğüm
dönem başlamak üzere!!
|